Hutbe, 12.12.2025
İbadet
kullukta olduğunun bilincinde olan müminler,
üzerlerindeki tüm esaret zincirlerini kırarlar.
ﺑِﺳْمِ ااﻟﻠ ﱣ ِ اﻟرﱠﺣْﻣ ٰ نِ اﻟرﱠﺣ ٖ ﯾمِ
و َ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْتُ اﻟْﺟ ِ نﱠ و َ اﻻ ْ ِﻧْس َ اِﻻ ﱠ ﻟِﯾَﻌْﺑُدُونِ ﴿
اﻟذﱠار ِ ﯾَﺎتُ ﺳُور َةُ ﴾
٥٦ ،
Değerli Cemaat!
İbadet en geniş anlamda yüce Allah’ın emirlerini
yerine getirip yasaklarından kaçınmak, Onun
ﷺ َ:
ﻋن أﺑﻲ ھرﯾرة رﺿﻲ ااﻟﻠ ﱠ ﻋﻧﮫ. ﻗﺎل ﻗﺎل رﺳول ااﻟﻠ ﱠ
rızasına uygun hareket etmek demektir.
وﻣﺎ ﺗﻘرﱠب َ إِﻟَﻲَ ﻋﺑْدِي ﺑِﺷْﻲءٍ أَﺣبﱠ إِﻟَﻲَ ﻣِﻣﱠﺎ اﻓْﺗَرَﺿْت ﻋﻠﯾْﮫِ: وﻣﺎ ﯾَزالُ »
Peygamberimiz (s.a.v.) Hak Teâlâ’nın “Kulum, farz
ﻋﺑدي ﯾﺗﻘرﱠبُ إِﻟﻰ ﺑﺎﻟﻧﱠواﻓِل ﺣَﺗﱠﻰ أُﺣ ِ ﺑﱠﮫ، ﻓَﺈِذا أَﺣﺑَﺑْﺗُﮫ ﻛُﻧْتُ ﺳﻣﻌﮫُ اﻟﱠذي
ibadetlerden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşamaz.
ﯾﺳْﻣﻊُ ﺑﮫ، وﺑَﺻره اﻟذي ﯾُﺑﺻ ِ رُ ﺑِﮫِ، وﯾدَهُ اﻟﺗﻲ ﯾَﺑْطِش ﺑِﮭَﺎ، ور ِ ﺟﻠَﮫُ اﻟﺗﻲ
Nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder.
ﺑﮭﺎ، و َ إِن ْ ﺳﺄَﻟﻧِﻲ أَﻋْطﯾْﺗَﮫ، وﻟَﺋِنِ اﺳْﺗَﻌَﺎذَﻧِﻲ ﻷُﻋِﯾذﱠﻧﮫ« رواه
ﯾﻣْﺷِﻲ
Sonuçta ben onu severim. Sevince de onun işiten
وﺑﺎﻟﺑﺎءِ اﻟﺑﺧﺎري. »آذﻧﺗُﮫُ« أَﻋﻠَﻣْﺗُﮫ ﺑِﺄَﻧِّﻲ ﻣﺣﺎرب ﻟَﮫُ »اﺳﺗﻌﺎذﻧِﻲ« رُوى ﺑﺎﻟﻧون
kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum.
«
Benden istediğinde ona veririm. Bana sığındığında
۳۸
اﻟﺑﺧﺎري، اﻟرِّ ﻗﺎق،
onu korurum.”5 diye buyurduğunu bildirmiştir.
Muhterem Müslümanlar!
Vademiz dolduğunda terk edip gideceğimiz fâni
dünyada, varoluşunun sebebini soran yegâne varlık
insanoğludur. Varlığının gayesini arayan Âdem
(a.s.)’ın nesline Rabbimizin en büyük lütuflarından
birisi de bu sorunun cevabını göndermiş olduğu
Yüce Kitap ile bildirmiş olmasıdır. Rabbimiz
Kur’an’da “Ben cinleri ve insanları, ancak bana
kulluk etsinler diye yarattım.”1 diye
buyurmuştur. Var oluşumuzun anlamı ve dünyaya
gelişimizin gayesi olan kulluk, insanlar için bir
şereftir. Bu şerefe nail olanlar eşref-i mahlûkâttır.
Nitekim alemlerin Rabbi olan Allah (c.c.) da
“Gerçekten biz Âdemoğullarını şerefli kıldık.
2”
buyurmaktadır.
Peki, niçin ibadet ediyoruz? Her şeyden önce,
yaratılış gayemiz olduğu için ibadet ederiz. Allah’ı
tanıyıp iman etmemiz ve ibadette bulunmamız için
yaratılmışız. Bizlere farz kılınan namaz, oruç, hac
ve zekât gibi ibadetlerin yanında Onun rızasını
umarak, iyi niyet ve samimiyetle yapılan her iş aynı
zamanda bir ibadettir. Ailemizin huzur ve güvenliği
için gayret etmek, garipleri sevindirmek, mazlum
ve mağdurların dertlerine çare olmak ibadettir.
Rızkımızı helal yollardan temin etmek için
çalışmak, insanların gönlünü yapmak ve kalplerini
tamir etmek ibadettir. Alışverişlerimizde doğru ve
dürüst olmak, toplumun maslahatına çalışmak,
hatta insanlara eziyet veren bir taşı yoldan
kaldırmak bile bir ibadettir.
Aziz Müminler!
“İbadet” kavramı rehberimiz olan Kur’an-ı
Azîmüşşân’da geçer ve Türkçeye “kulluk” olarak
tercüme edilebilir. Mevlamız, kendisine ibadet
edilecek tek “Mabut”tur. Ondan başkasına
yapılacak kulluk, insanı affı olmayan şirk
bataklığına düşürür. Bizleri yoktan var eden Allah
(c.c.) “İşte sizin Rabbiniz Allah. Ondan başka
hiçbir ilah yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır. Öyle
ise Ona kulluk edin. O, her şeye vekil, her şeyi
yöneten ve görüp gözetendir.”3 diye
buyurmuştur. Biz Müminler her gün
namazlarımızda okuduğumuz Fâtihalarda, “Ancak
Sana ibadet eder ve yalnız Senden yardım
dileriz.
”4 diye söz vermekteyiz. Günde kırk defa
verdiğimiz bu söze göstereceğimiz ihtimam, bizleri
güçlü ve özgür kılacaktır. Gerçek hürriyetin Hakk’a
Kıymetli Kardeşlerim!
“Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet
et.”6 diyen Mevlamızın emrine uyalım. Allah’a kul
olmanın şuurunu bir ömür canlı tutalım.
Ömrümüzü ibadetlerle, salih amellerle ve güzel
ahlakla süsleyelim. Allah’ın her an bizimle beraber
olduğunun bilinciyle yaşayalım. Üzerimize vecibe
olan farz ibadetlerin yanında, iyi birer insan ve
yaşadığımız topluma faydalı olmanın derdinde
olalım. Rabbimizin emrettiği ibadetlerin bizi iyilik,
güzellik ve doğruluğa ulaştırma amacını taşıdığını
unutmayalım. Allah ifa edeceğimiz ibadetleri ind-i
ilahîsinde makbul kılsın ve her birimizi güzel ahlak
ile donatsın. Amin!
1 Zâriyât suresi, 51:56
2 İsrâ suresi, 17:70
3 En’âm suresi, 6:102
4 Fâtiha suresi, 1:5
5 Buhârî, Rikâk, 38
6 Hicr suresi, 15:99